Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State

Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State

by Cemal Kafadar

Cemal Kafadar offers a much more subtle and complex interpretation of the early Ottoman period than that provided by other historians. His careful analysis of medieval as well as modern historiography from the perspective of a cultural historian demonstrates how ethnic, tribal, linguistic, religious, and political affiliations were all at play in the struggle for power in Anatolia and the Balkans during the late Middle Ages.This highly original look at the rise of the Ottoman empirethe longest-lived political entity in human historyshows the transformation of a tiny frontier enterprise into a centralized imperial state that saw itself as both leader of the world's Muslims and heir to the Eastern Roman Empire.

  • Language: English
  • Category: History
  • Rating: 4.27
  • Pages: 205
  • Publish Date: November 7th 1996 by University of California Press
  • Isbn10: 0520206002
  • Isbn13: 9780520206007

Read the Book "Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State" Online

Türk göçüyle Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen hayvanclkla uraan konargöçer Osmanllar ekseriyetle Ouz lehçesi konuuyordu (Kay boyu olduuna ilikin belge yok); tamam olmasa bile Müslümandlar ve Müslüman olmaktan farkl eyler anlayan topluluklara bölünmülerdi. GIBBONS, bu baarl siyasi yapnn, Asyallarca deil, müslümanlaan hristiyan dönmeler öncülüünde; KÖPRÜLÜ tam tersine Türk kabile gelenekleriyle; WITTEK gaza ruhuyla; ARKANIS ganimet ruhuyla; VRYONIS Bizans'n zayflamasnda rol oynayan dinamikler ve Türkmen göçerlerin nüfus basksyla; Lindner ise üyelii ortak çkarlara dayal bir siyasi oluum olduu antropolojide kantlanm olan airet kapsayclyla kurulduunu öne sürer. ZEK VELD TOGAN kurulu etkenleri olarak, bölgenin Bizans-lhanl ticaret yoluna yakn olmasn, Bizans'n iç zayflklarn, ahiler ve dervilere verilen ve onlardan görülen destek ile Rumeli'ne geçildikten sonra iyi tanzim edilmi koloniletirmeyi, yarm Müslüman saylabilecek Türk ve Tatarlarn intibak kolayln, Cengiz soyundan Nogay Han'n yenilmesiyle Dou Avrupa'dan bölgeye mecburi göçen Müslüman Türkler'in gaza ve salam idari geleneklerini öne sürer. 1324 tarihli bir mükemmel bir Farsçayla yazlm olan Orhan Gazi adna vakfiye, erken dönemde bile Osmanl Beylii'ne yüksek islami ve Acem hükümdarlk geleneklerinin sirayet ettiini gösterir. Osman Gazi'nin Bizans ile ilk kapmasna (1301-Nicaea kuatmas, Bapheus sava), Paflangonya ve Menderes yöresi Türkmenleri de katlmas (tarihçi Pakhymedes), beylikler aras irtibat olduunu gösterir. 15.yy'a kadar Osmanllar baz istisnalar (Anadolu Türkçesindeki ilk tarihi eserler 13.yy'daki Yunus Emre iirleri ve Danimendname'dir) hariç kendi tarihlerini yazmadlar, döneme ilikin iki anlat türü önemli ve yaygnd: Aknc destanlar, Dervi menkbeleri (çou Hz.Muhammed, amcas Hz.Hamza, Hz.Ali ve Battal Gazi hikayelerinin uzants gibi). Bir hayli idealize edilmi olan anlatlarda dahi (DANMENDNAME -1245 gibi), Gazinin/gazann itibar, ortodoks sunnilikten uzaklaarak reel politikle har neir olduu için azalmyordu. MENAKIBU'L-KUDSYYE (1358) Ak Paa olu Çelebi tarafndan yazlm en sahih eser olup 1240-41'de isyan bastrlan Baba lyas(olu Hac Bekta; Bektailik = Hristiyanlarca Aziz Haralambos) ve çevresinin öykülerini anlatr; Osman Gazi'nin ilk ittifakndaki kilit isim eyh Ede Bali, Baba lyas'n mürididir. SALTUKANAME (1495) ise içlerinde en pagan unsurlar içeren, dinden dönme çarsna en fazla lakayt kalan ve kâfirleri klçtan geçirirken Ayasofya'da ncil okuyan ve Balkanlarda islama dönüte büyük rolü olan dervi Saltuk'u anlatr (Kanuni'nin eyhülislam Ebussud tarafundan Hristiyan ermi olarak tanmlanr) ve Cem Sultan için hazrlanmtr (gazilerin çok sevdii, baa geçtiinde gaza ehri Edirne'yi tekrar bakent yapma sözü veren ehzade Cem) (bilindii gibi Fatih'in oullar Cem-II.Bayezd yani Edirne-stanbul /ortodoksi-heterodoksi / gaziler - kapkullar mücadelesini, farkl kültürleriyle özel bir zümre olan gazilerin belirleyiciliini tasfiye edecek olan ve kapkullarnn/yeniçerilerin/ulemann desteindeki II.Bayezd kazanr). Erken dönemde dinden döndürme amac, daha çok kural ve kaide tanmayan tarikatlarn hedefindeyken, klasik tarikatlar için Sunni Osmanl ile ii Safevi arasndaki gerginliin olmad dönem için pek önemsenmiyordu (Kuran okunurken cariyeleriyle megul olan Germiyan beyi bir uçta, buna öfkelenip müdahale eden Arif Çelebi dier uçta olan bir dönem). Orhan Bey zamannda toplanan ehli sünnete daha yakn olan islam alimleri, mevcut dervilerin rakipleri olarak görüldü. Osmanllarn büyümesinin ve uzun süre devam etmesinin nedenleri: gaza (ve onunla elde edilen eref ) ideolojisi, kapasayc airetçilik, Bizans'n içine girecek kadar uçlarda yer alma ve uçlardaki toplumsal hareketliliin ve akkanln dinamizmi, ancak uçlarda gerçekleebilecek olan Hristiyan köle gençlerin (slami teammüllere aykr ekilde zorla din deitiren) sadece sahipleri sultana sadk kalmas temelinde oluan devirme sistemiyle Yeniçeri ordusunun erken dönemde kurulmas stanbul-Konya ticaret yolu üzerindeki stratejik, corafik ve ticari konum, hanedan topraklarnn tek varise devri (benzersizdir ve Osman bey'in olu Orhan' yaarken yerine geçirmesiyle balad öne sürülür), siyasi ittifak ve gerilimleri ekseriyetle seçici bir ustalkla kullanmalar, konulara daha yaratc ve deneysel yaklamalar, corafyadaki siyasi boluk (Bursa kuatmasna, Bursa halk, yardmsz kendi direndi), uçlara lhanllarn, Selçuklularn ve Bizansn atad vali ve beylerin karmaas, yaylalarna giderken Bizans tekfuruna baz eyalarn emanet edip, ürettiklerini hediye getirmeye ve fethettikleri yerlerde birlikte pazar kurmaya varan simbiyoz yaam, savaç pagan Tatarlarla mücadelelerden elde edilen askeri deneyimler, kendisi geni ve etkin Bektai Babai airetinin lideri eyh Ede Bali'nin Çandarllar (devletin merkezilemesinde ve kurumlamasnda çok önemli aile) ile de evlilik akrabal var) kzyla, olu Orhan tekfurun kzyla evlenerek salanan büyüme ve akrabalk, komu tekfurun (Mihal) din deitirerek katlmas, dier beyliklere göre küçük ve silik olmasnn lhanllar, Bizans ve Selçuklularn gazabndan uzak tutmas, Bektai dervilerinin öncülük ettii ahilik/lonca sistemi, slami teammüllere aykr ekilde baka hiçbir Müslüman devlette olmayan para vakflarnn kurulmasyla para karlnda düzenli gelirin yani faiz sisteminin iletilmesi.

Despite its ostensible emphasis on describing the rise of the Ottoman Empire, Cemal Kafadars Between Two Worlds actually spends more time examining the historiography of this era than the subject itself, and touches upon themes that impacted the state to the conquest of Constantinople and beyond. Arguing that traditional narratives of Ottoman origins remained unexamined for several decades after the 1940s, and that the recent critiques that have emerged are problematic, the author sets out to establish a firm understanding of the theories, and in particular the sources upon which they are based, that have defined the historiography of this period for nearly a century. The first of Kafadars three body chapters is an in-depth review of the historiography of the rise of the Ottoman Empire. Highlighting the importance of oral tradition, he steps back from the Ottomans and investigates two pre-Osman sources, war epics and hagiographies, which he believes provide evidence for delineating the essential elements of the gazi spirit. Moving on to sources that emerged during Ottoman times, he points out that the meaning behind the gazi ethos shifted over time and that all sources from this era must be placed within their historical context before they can be utilized, as the production of any history was attached to a particular agenda. Kafadars third and final chapter is almost a footnote and seeks to construct a simple history of the rise of the Ottoman Empire based on his previous analysis of the sources. While his work as a whole is in need of more signposting and recapitulation, and can come off as a bit dry at times, his major points and arguments are all elucidated clearly, making this book essential for anyone seeking to learn (or relearn) more about the rise of the Ottoman Empire.

kitabn içeriine daha yakn plan bir bak olarak, gazâ fikrinin, esasnda ganimet, dünyevi beklenti baar gibi,"maddi" sonuçlar da bizatihi içkin olduu,yani ksaca çkar olgusunu dlamad; meselenin sadece zamana ve zemine göre bunlarn kendi aralarndaki bileim ve öncelii meselesi olduunu okumak benim için aydnlatc ve öretici oldu.

But still, for some old habits die hard, and Kafadar presents arguments as to where the problems lie in the approach and analysis of modern historians (from the early 20th century onward) of the Ottoman Empire, and how the picture is colored and distorted depending on speculations and conjectures in the event of scarcity of hard evidence. Within about two centuries of its beginnings, Ottomans progressively centralized their power greatly by the 16th century, to the detriment of autonomous frontier Gazis who were instrumental in the formation of the empire in its early stages.

Although it is not based on any new archival evidence on the subject, Kafadar provides effective critique against the essentialism and chauvanism prevalent in the historiography of the early Ottoman era.

The main character, Wayne Waxing, is an amateur lunar geographer whose lateral lisp has doomed him to a life of masturbatory obsolescence until he meets Doxie, a twenty-something serial mooner.